Frankfurt okulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Frankfurt okulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2020 Cuma

Theodor Ludwig Wiesengrund-Adorno

Theodor Ludwig Wiesengrund-Adorno

Theodor Ludwig Wiesengrund-Adorno (d. 1903 – ö. 1969) Alman filozof, sosyolog, müzikolog ve kompozitör.

Frankfurt Okulu’nun ve Eleştirel teori’nin öncülerindendir. Yoğun teorik birikimi ve yaratıcılığı ile okulun önde gelen isimleri arasında yer almış, her zaman düşüncenin eleştirelliğinin katıksız bir savunucusu olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Felsefe ve sosyal disiplinleri bir arada değerlendirerek müzikten gündelik yaşama, ahlaki sorunlardan tahakküm ilişkilerine kadar geniş bir alanda Modern kavram ve kategorileri ve onlara dayalı genel anlayışları sorunsallaştırmıştır.

Adorno, Frankfurt’ta müzik ve felsefe eğitimi gördü. Sonraki düşüncelerinin oluşumunda György Lukacs, Ernst Bloch, Walter Benjamin, besteci Arnold Schönberg ve Max Horkheimer’ın etkisi olduğu söylenebilr. 1930′lu yılların başında Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’ne katıldı. Nazi iktidarıyla birlikte ABD’ye göç etti. Çalışmalarını orada da sürdürdü.

Başlıca çalışmaları şöyledir: Aydınlanmanın Diyalektiği, 1947 yılında Horkheimer ile birlikte yapılan ortak çalışmanın ürünüdür. Modern Müziğin Felsefesi ( 1949). Otoriter Kişilik, Adorno yönetiminde bir çalışma grubu tarafından 1950′de hazırlanmıştır. Negatif Diyalektik 1960′da ve Estetik Teorisi 1970′de yayınlanmıştır.

Adorno’nun kişisel çalışması, Okul’un genel yönelimlerinin çok ötesine gider bir bakıma, çünkü Adorno bir anlamda eleştirel teorinin kendi sınırlarına ulaştığı noktada çalışmasını sürdürür ve kendine özgü yöntemini bu çalışmalarla geliştirir. Horkheimer ile birlikte yaptığı çalışmaların yani sıra, kendi kişisel çalışmalarının derinliği ve içeriğinden söylem yapısına kadar taşıdığı özgüllüğü dikkat çekicidir. Onun kişisel başyapıtı olan Minima Moralia bu bakımdan özel bir yere sahiptir. Kendi yöntemini ve anlayışını derinlikli ve ilginç bir şekilde ortaya koyar bu kitap. Adorno, her zaman, düşüncenin kendi içine kapanma eğilimine karşı ısrarla direnir.O, bir anlamda her tür despotizmin ve tahakküm ilişkisinin kaynağını ve kökenini düşünme imkanının sınırlandırıldığı ve ketlendigi yerlerde görür.

9 Haziran 2020 Salı

Frankfurt okulu

Frankfurt okulu
Frankfurt okulu, Frankfurt Main'deki institut fûr Soziaiforschung çevresinde toplanmış alman aydınlar topluluğu.
Bir araya gelmekteki amaçları, öncelikle marxçılığı eleştirel bir bakışla yenilemek ve "olguculuk" (ya da yeniolguculuk) ye adlandırdıkları akımı eleştirmekti; onlara göre, sözkonusu akımın temsilcileri Wittgenstein, Popper, Viyana* çevresi ve anglosakson deneyciliği ya da onların deyişiyle çözümleyici* felsefeydi. Enstitü 1923'te kuruldu, örgütsel bakımdan üniversiteye bağlıydı; 1932'den başlayarak kendi dergisini, Zeitschrift fûr Sozialforschung'u yayımlamaya başladı. Okulun en önemli temsilcisi Max Horkheimer'dir. Okulun siyasal ve felsefi programı onun kuramsal çalışmalarının ışığında "eleştirel kuram" adıyla belirlendi. Horkheimer Friedrich Pollock ile birlikte Enstitü'yü uzun süre yönetti. Theodor W. Adorno'ysa Enstititü'ye ancak 1938'de katıldı. Herbert Marcuse ve Erich Fromm daha çok freudçu-marxçı bir antropolojinin temellerini ortaya koydular, ama psikanalizi okulun görüşleriyle bütünleştirmek tüm üyelerin ortak eğilimiydi. Psikanaliz Walter Benjamin'in düşüncelerinde önemli bir yer tutuyordu. Okulun üyeleri arasında Gershon Scholem (1897-1982) ve Karl August Wittfogel'i de saymak gerekir. Nazizmin ve yahudi düşmanlığının yarattığı tehlike karşısında Enstitü, sırasıyla Cenevre'ye, Paris'e ve Columbia Üniversitesi'ne göç ettikten sonra, sonunda 1934'te New York'a yerleşti. Zeitschrift fûr Sozialforschung 1933'te Felix Alcan yayınevi'nce Paris'te yayımlandı ve ABD'de ingilizce olarak ancak 1940'ta çıktı.
Yeni New York Enstitüsü, üyelerince "olgucu" olarak nitelenen görüşlerın eleştirisini bırakmaksızın, amerikan toplumbilimine özgü yöntembilimsel deneyciliğin bazı katkılarını da benimsedi; böylece ırkçı önyargılar ve özellikle Yahudi düşmanlığı sorunuyla "otoriter kişilik vb. üstüne toplumsal psikoloji çalışmalarına başladı. 1950'de Frankfurt'a geri dönen Max Horkheimer Enstitü'ye yeni bir hareket kazandırdı. O dönemde daha çok, Theodor W. Adorno ve Jûrgen Habermas etkiliydiler, ikisi de, Alfred Schmidt, Albrecht Wellmer gibi araştımacıların katıldığı, Frankfurt okulunun "yeni kuşak"ını yetiştirdiler. Bu kuşağın Osgar Negt ya da Hans Jûrgen Krahl gibi pek çok temsilcisi, "eleştirel kuram"ın entelektüel geleneğinden büyük alanda etkilenmiş olan yeni Batı Alman soluna katıldılar. Jûrgen Habermas'ın 1971'de Frankfurt'tan Starnberg enstitûsü'ne geçmesi üzerine Frankfurt okulu ortadan kalkmış oldu.